Daha dün gibi hatırlıyorum, Kırk yaşımla ilgili yazımı. “Yaş Kırk Yolun Yarısı Eder” demiştim hatta başlıkta. O günkü duygularımla yazdıklarımın üzerine aradan bir yıl gibi (bir insan ömrüne göre) kısa bir zaman geçse de üzerine ilave edilecek önemli şeyler olduğunu belirtmek istiyorum.
Şimdiye kadar hep yılların insanlara uğurlu gelip gelmediği ile ilgili şeyler söylendiğinde bu tür değerlendirmeleri çok saçma bulduğumu ortaya koymuşumdur. Ancak bu düşüncemi 2011 yılı için bir kenara bırakmak istiyorum. Çünkü 2010 yılı şahsım için kayıp yılı olmasa da kazanç yılı olmadığı da bir gerçekti.
Böyle olsa da hayatım boyu 2010 yılını 2011 yılının başlangıcı olması nedeniyle çok seveceğim. Zira şahsım için 2011 yılı oldukça bereketli geçmektedir. Bunu bu gün itibarıyla söyleyebilirim çünkü en azından 2011 yılının yarısını çoktan geride bıraktık bile. İster iş hayatımda Devamını Okuyun
Etiketler: 41. yaş, 41. yaş günü, ahmet fidan, ahmet fidan doğum günü, doğum günü, doğum günüm, Yaşam

Namı diğer, cırcır!
İnsanoğlunun en önemli icadlarından birisi olan fermuar, Fransızca'da sağlamca, muntazamca kapatıcı anlamına gelen "fermoire" sözcüğünden Türkçemize girmiştir. Sadece fonksiyon / işlev olarak değil çoğu zaman önemli bir görsel aksesuardır kıyafetlerimizde.
Çoktandır içeriğinde geveze veya dedikoducu kişileri de kasdedeceğim özel bir yazı kaleme alacaktım bu vesile ile, nasip bu güneymiş.
İster metal olanları ister plastik olanları olsun fermuarın hayatımızdaki işlevini her birimiz biliriz. Tabi burada sadece maddi işlevinin yanında mecazi işlevini de dile Devamını Okuyun
Etiketler: ahlak, ahmet fidan, bilgi, bozguncular, bozgunculuk, cırcır, cırt, çıtçıt, dedikodu, elbise, enformasyon, etik, fermuar, giyim, iyilik., konfeksiyon, kötülük, pazar yazısı, Toplum, tuhafiye, yalan, yalancılar, Yaşam

Belki de en subjektif kavramlardan birisidir "kötü" kavramı. Zıt anlamıyla açıklandığında "iyi olmayan" olarak tanımlansa da, "kötü" karşılaşılması veya bulunması istenilmeyen kişi, durum ve/veya özellik olarak tanımlanabilir.
Kavramın subjektifliği ön planda olsa da, burada "kötü" olarak tanımlanan şey, herkesçe veya çoğunlukça o şekilde olduğu üzerinde hemfikir olunan durum, özellik veya olgudur.
Kötülerin Çok Yaşamasının Göreceli Nedenleri:
1. "Tembellik" kötü bir özelliktir. Tembeller genelde / çoğunlukla hareketsiz veya çok az hareketlidirler. Bir varlığın çok yer değiştirmesiyle hiç yer değiştirmemesi Devamını Okuyun
Etiketler: ahmet fidan, ahmet fidanla pazar keyfi, hayat, hayır, insan, insanoğlu, iyiler, iyilik., kötüler, kötüler neden çok yaşar, kötülük, pazar keyfi, pazar yazısı, şer, Toplum, ucube, uzun yaşama, yaratık, Yaşam
Yolun, Yolcunun ve Yolculuğun Üzerine Öz-tutulmasına Dair Sözdeyişlerim
Yol mu önemli, yolcu mu yoksa yolculuk mu önemli diye sorasım gelir bir bilge kişiye.
Kişi ey-dür derviş baba,
yolda ümit var idiyse, yolcunun GÜLümsemesi, onun ay ve gün=eşiyse,
yolda demlenmek, yolculuğa feda, vedûd a geda eylemişse,
Yol da önemlidir, yolcu da önemli, yolculukta önemli, iz ettiğin yola öz değmişse…
*****
Hancılar su dökmez ardından yolcuların, yol uzundur, menzil de,
yolcu çok yolculuk ta çoktur.
Hancısının da, yolcusunun da öznesi birbirinde saklı yolculukların adımlarının tavı,
o yolculuğun ilk adımında bellidir oysa ki….
Dur yolcu, bilmeden gelip bastığın bu toprak diyerekten kabaran kalplerin, üşüyen bedenlerin, ürperen tenlerin tılsımıyla örtülmüştür çoğu zaman yüreğin kefil olduğu yolculuklar, sürsün diye namütenahi ukbaya değin.
*****
Ey sevgili,
Yeminleri sök dudaklarından, sus, suskunluğun armağanın olsun,
Öyle bir iz düşür ki aksine, yüreğinin kefilliği armağan olsun.
Bencileyin iz etmekteyken kem gözlere inat, yolculuğun ilk adımlarında,
Sencileyin nice zaferler gömmüşsün yüreğine, zebunkûş tereddütlerin eritip,
Nâmütenâhi yolculuğumuzu nakşettiğimiz, her gün zevkle oynayacağımız evcilik oyunlarında.
*****
Ey sevgili,
Öznesi benim olduğum tümcelerimin,
sözcüsü senin olduğun sözcüklerinin,
zifirine yatırdığın sır kokulu şiirlerinin
ruşeymine kodladığımız (yarına çıkan yolculuğumuzun) neş’esindeyim…
*****
Ey sevgili,
Kristalleşmiş gözyaşlarının iz ettiği yanakların dökülmüş önüne,
El değil, kol değil, nice can kırıklarını gizlediğin yenine.
Suskunluklarını armağan ettiğin nice hır çıkarıcı vaveylalarda,
Dudaklarını bükmüşsün, konuşmamaya inat, toz pembe yarınlar adına…
Ey Sevgili,
Gözbebeklerimin içine doğmuş güneşin gün=eşi olmak için,
Söz tutmaktasın yüreğini kefil koyarak bir ömürlük yürünecek
Arnavut kaldırımlı taş sokaklarımızda…
Ey Sevgili,
Ben mor bulutların altında erguvan ağaçlarını sayarken bu kutsal yolculukta,
Sen se, rûyalarında vedûd ikliminde mündemiç kalbinin rikkatinin dikkatindesin.
Sen yürümekteysen bu kutsal yolculukta, bilâ tereddüt, billahi yürüyemesem de sürüneceğim.
Yazı Sözlüğü:
Vedûd: İlahi aşkın maşukla ilişkisi, sevginin en zirve noktası.
Menzil: Ulaşılması düşünülen nihai nokta, varış yeri.
Nâmütenâhî: Sonsuz, bitme bilmez
Ukbâ: Ahiret
Zebunkûş: Acımasızlık, gaddarlık, zulüm
Ruşeym: Tohumun özü
Vâveylâ: (Acıların etkisiyle) yüksek sesle haykırmak
Mündemiç: Yer alma, yer bulma, yer etme
Rikkat: İncelik, şefkatli merhamet
Not:
Bu yazı, https://www.bilgiagi.net, https://www.bilgievreni.com, https://www.gazetecanik.com, https://www.kamudanhaber.com, https://www.siyasalforum.net, https://www.ahmetfidan.com ile, Halkın Sesi, Gazete Canik vb. kağıt bası gazetelerde yayınlanmaktadır. Yazarın izni olmaksızın başka hiçbir yayın organında kaynak veya dipnot göstermeksizin kısmen veya tamamen alınamaz, çoğaltılamaz.
Etiketler: ahmet fidan, ahmetfidan.com, aşk, bilgi agı, bilgiağı, birliktelik, evlilik, ilahi aşk, kalp, kalp birlikteliği, kalp bütünlüğü, kalp kefaleti, ruh birlikteliği, yol, yolcu, Yolculuk, yüreği kefil etmek, yüreği kefil koymak, yürek, yürek kefaleti, yürek kefilliği

2012 Anayasası
TRT Haber’in Ekonomi Kulisi programında konuşan Babacan, yeni anayasanın ayrıntılara girmeyecek bir anayasa olacağını söyledi. Bu zaten öteden beri hükumetin bakış açısıydı. Bu konuda 2010 yılı Anayasa revizyonu önesi süreçte 2008-2009 yılndan bu yana bir anayasa taslağı hazırlanmıştı. Bu taslak ta önemli ölçüde ayrıntılardan arındırılmış bir anayasa idi. Bu bizce son derece isabetli bir yaklaşımdır. Zira Birleşik Krallığın (İngiltere’nin) yazılı anayasasının bile olmaması soyut ve/veya özet anayasa kavramının ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Devamını Okuyun
Etiketler: 2012 anayasa taslağı, 2012 anayasası, ahmet fidan, anayasa, anayasa hukuku, anayasa taslağı çalışmaları, bilgi agı, bilgiağı, Hukuk, Siyaset, Toplum, yazarportal, yeni anayasa

Çöpe Attıklarını Çöpten Boşaltabilmek Yürek İster!
Serdar Ortaç benimle aynı yıl dünyaya geldi. 1995 li yıllarda, yani Ortaç’ın çıkış yaptığı yıllarda doğrusu onu hiç sevmemiştim. Çünkü Ortaç herkesin dilindeydi. Bense herkesin dilinde olandan hep kaçmışımdır. Neticede bu arkadaş sadece sanatçılığıyla
değil söz yazarlığı ve besteleriyle de ağırlığını ve derinliğini ortaya koydu.
Ben şahsen Serdar Ortaç’ı söz yazarlığı ve derin ve çarpıcı besteleri yaygınlaştıkça kabul etmeye başladım. 2000 li yıllara gelindiğinde artık Ortaç Sezen Aksu gibi kendine özgü bir ekol olmuştu. Aşağıdaki dizeler ise bilindiği gibi, onun 2010 yılındaki yine herkesin dillerinde dolaşan şarkı sözleridir.
Seni Çöpe Atacağım Poşete Yazık
Bir sigara yakacağım ateşe yazık
Aşk, gidene acımak mı? / Bu yükü taşımak mı?
Devamını Okuyun
Etiketler: ahmet fidan, aşk, aşk acısı, aşk mı sevgi mi, aşkın çaresizliği, bile bile lades, çöpe atılan duygu, çöpü boşaltabilmek, çöpün boşaltılamaması, mazoşistlik, pazar yazısı, piskoloji, serdar ortaç, Yaşam